spot_img
Ana Sayfa Blog Sayfa 5

Daha Güçlü Savunmaya Hazır mısınız?

 

Evet, bu zorlu süreçte hem psikolojik olarak hem de bedenen güçlü olmak oldukça önemlidir.  Enerjik, dinlenmiş, mutlu, savaşabilen bir savunma sistemi için alacağımız önlemler aslında çok basit:

1) Kaliteli ve düzenli uyuyalım.

2) Evdeki fiziksel aktivitelerimizi arttıralım veya bilinçli egzersizler yapalım.

3) Su tüketimimizi arttıralım.

4)  Alerji durumu yoksa her sabah yemekten önce propolis eksratı tüketelim.

5) Trans yağ, doymuş yağ, ilave şeker, tuz içeren hazır gıdalar yerine evde hazırladığımız sağlıklı atıştırmalıkları tercih edelim.

6) Ne demiş Hipokrat ‘BESİNLER İLACINIZ, İLACINIZ BESİNLER OLSUN.’ O zaman her öğünde tabağımızda her besin grubundan( tam tahıllar, meyve, sebze, kabuklu yemişler ve tohumlar, kuru baklagiller, süt ürünleri) yiyeceklere yer verelim.

7) Her öğün bol limonlu, soğanlı, renkli ve çeşitli salatalar hazırlayıp yiyelim.

8) Kuşburnu, hibisküs, ekinezya, ıhlamur, gibi hem antioksidan hem de C vitamini deposu çaylar içelim.

9) Antiseptik olan kekik, adaçayı, karanfili içebilir veya gargara yaparak boğazımızı temizleyelim.

10)Zerdeçal, karabiber, zencefil, çörekotu, karanfil, sumak, kekik gibi mutfağımızda kullandığımız eşsiz renk, tat ve kokudaki bu şifalı baharatları soframızda daha sık misafir edelim.

11) Antioksidan zengini olan tam tahıllar, kuru yemişler, kuru baklagiller, yeşil yapraklı sebzeler, bitkisel yağlar, turunçgiller, kuşburnu, çilek, domates, mor lahana, patates, havuç, elma, çilek, muz, nar, üzüm, pancar, çay, deniz ürünleri, sarımsak, soğan, süt, yumurtanın savunmada bize yardım etmelerine izin verelim.

12) İnsan sağlığı ve bağışıklığı üzerine birçok yararlı etkisi olan yoğurt, peynir, ayran, kefir, turşu(az tuzlu) gibi fermente ürünlerin tüketimini unutmayalım.

NOT: Önerilen tüm besin ve takviyelerin günlük alınması gereken miktarları için lütfen bir beslenme ve diyet uzmanına danışalım.

13)Tüm bunların yanında musikinin iyileştirici, dinlendirici, güçlendirici, güzelleştirici etkisini asla göz ardı etmemek lazım. İbn-i Sina’nın da dediği gibi ‘Musiki, hastalıklarla daha iyi mücadele için bir cesarettir.’ Ondan ayrı kalmayalım.

SAĞLIKLI GÜNLER…

DİYETİSYEN MERVE SÖNMEZ

 

KAYNAKÇA

1) Flavonoidler ve Sağlık, Beslenme ve Diyet Dergisi / J Nutr and Diet 26(2): 54-60,1997

2) Fermente Süt Ürünlerinin Sağlık Üzerine Etkisi, Yaşam Dediğin 9 Metre, Prof. Dr. Murat Baş, Destek Yayınları, syf.130

3) Müzik Ruhun Gıdasıdır, Emre Sarı, Nokta E-book Publishing, 2016

4) https://dosyasb.saglik.gov.tr/Eklenti/10915,tuber-turkiye-beslenme-rehberipdf.pdf

5) Antioksidan Etkili Bazı Bitki ve Baharatların Gıdalarda Kullanımı,  Özlem EMİR ÇOBAN, Bahri PATIR, Gıda Teknolojileri Elektronik Dergisi Cilt: 5, No: 2, 2010 (7-19)

 

Okul Öncesi ve Okul Döneminde Beslenme Nasıl Olmalı?

Sağlıklı, mutlu, yaşam dolu enerjik bir gelecek aslında çok da uzakta değil şuan ellerimizde büyüyor.

Hızla büyümekte olan çocuklarımızın sağlıklı yetişkin bireyler olabilmesi, anne karnından başlayarak sağlıklı bir ortamda büyümelerine bağlıdır.

Oyun çağı ve okul öncesi dönem çocuklar için fizyolojik, psikolojik ve sosyal gelişimin hızlı olduğu, yaşam boyu devam edebilecek davranışların büyük ölçüde oluştuğu, bilgi almaya ve alışkanlık kazanmaya en uygun oldukları dönemdir. Bu gruba sağlıklı beslenme ve yaşam biçimi alışkanlığının kazandırılması ve bilincinin yerleştirilmesi, çocukluk döneminde veya yaşam döneminde, şişmanlık, zayıflık, bodurluk, iştahsızlık, diş çürükleri, şeker hastalığı (diyabet) ve hipertansiyon gibi sağlık sorunlarının önlenmesi açısından atılacak adımlar için temeldir.

Bu sebeple çocukların öğün ve ara öğün düzenine, yemek seçimlerine, çeşidine ve miktarına oldukça önem verilmeli, enerji ve besin öğesi gereksinimlerinin yeterli ve dengeli bir şekilde karşılandığından emin olunmalıdır.

Küçük çocukların mide kapasitesi küçük olduğundan günde beş veya altı öğün yemeye gereksinim duyar. Bunun için öğünlerde hacmi küçük, enerji ve besin yoğunluğu daha fazla olan yiyecekler tercih edilmelidir.

Çocuğun beslenmesine yönelik yapılması istenen davranışları aile kendisi yaparak veya onunla birlikte yaparak çocuğa örnek olunmalıdır.

Çocuklar tok olduklarını hissettikleri zaman ısrar edilmemeli, doyduklarını hissettikleri zaman yemek yemeye son verilmelidir. Bu davranış çocuğun ileriki döneminde açlık ve tokluk durumunu algılayıp yediklerini doğru kontrol edebilmesinde çok önemlidir.

Çocuğun dikkatini dağıtacak durumlar (televizyon, tablet, bilgisayar, telefon vb. kullanımı) azaltılmalıdır.

Ailece sofrada yemek yemeğe özen gösterilmelidir.

Besleyici ara öğünler tüketimi teşvik edilerek çocuğun atıştırmalardan uzak durması ve fazla ağırlık kazanması engellenmiş olur. Ara öğünlerde simit, peynir, süt, ayran, küçük peynirli sandviçler, meyve, sebze evde yapılan kurabiye, kek, kuru yemiş, kuru meyve gibi besinler cips, çikolata, hazır kekler, bisküvi yerine tercih edilmelidir.

Çocuğun alerjisi yoksa 1 yaşından sonra güçlü bir bağışıklık sistemi için arı sütü, bal ve poleni; hastalıklara karşı korumada keçiboynuzu özü; doğal antibiyotik olarak ise propolisi tercih edebilirsiniz.

İştahsız çocukta yemek miktarını yaşı ile belirleyerek, her yemekten yaşı kadar kaşık tüketmesi hedeflenmelidir.

Çocukların yemek istemediği veya zorlandığı durumlarda onların ilgisini çekecek tabaklar hazırlanabilir.

Yemekler ceza veya ödül olarak gösterilmemelidir. ‘Yemeğini yersen oyun oynarız!’ yerine ‘Yemeğimizi yedikten sonra oyun oynayalım.’ şeklinde yaklaşılmalıdır.

Çocuklara hiçbir besin yasaklanmamalı, ancak zararları çocuğa anlatılmalı, çok yağlı ve şekerli besinleri tüketmeleri sınırlandırılmalıdır.

Çocuklara küçük yaşlarda fiziksel aktivite alışkanlığı kazandırılmalıdır.

İştahsız çocuklarda fiziksel aktivite ve açık havada zaman geçirmede çocuğun iştahın artmasına yardımcı olabilir.

Açık havada vakit geçirerek ve oynayarak çocukların sağlıklı kemik ve diş gelişimi için yeterli D vitamini alması sağlanmalıdır.

Ve son olarak unutmayalım ki onlar senin, benim, ötekinin değil hepimizin, geleceğimizin çocuklarıdır. Hepsi özel, hepsi çok değerlidir.

DİYETİSYEN MERVE SÖNMEZ

Hoş Geldiniz

Hoş Geldiniz

Bilginin hızla yayıldığı ama neyin doğru neyin eksik olduğunun çoğu zaman karıştığı bir dönemdeyiz. İşte bu blog sayfası, tam da bu karmaşanın içinde güvenilir bir alan oluşturmak amacıyla hayata geçti.

Burada; sağlıktan beslenmeye, bitkilerden günlük yaşam alışkanlıklarına kadar birçok konuda, alanında uzman isimlerin bilgi ve deneyimlerine yer vereceğiz. Amacımız; kulaktan dolma bilgiler yerine bilimsel temelli, sade, anlaşılır ve uygulanabilir içerikleri sizlerle buluşturmak.

Çünkü inanıyoruz ki doğru bilgi; hayat kalitesini artırır, farkındalık kazandırır ve sağlıklı seçimler yapmayı kolaylaştırır.

Bu sayfada:

  • Uzman görüşlerine dayalı içerikler,
  • Güncel ve bilimsel kaynaklarla desteklenmiş yazılar,
  • Sağlıklı ve dengeli beslenmeyi destekleyen pratik tarifler,
  • Günlük yaşamda kolayca uygulanabilecek öneriler bulacaksınız.

Yolculuğumuz yeni başlıyor ama niyetimiz çok net:
Doğru bilgiyi, doğru kaynaktan, doğru şekilde sizlere ulaştırmak.

Hoş geldiniz.
Birlikte öğrenmeye ve gelişmeye hazır mısınız?